GAP TURU 6 GECE KONAKLAMALI

Kategoriler: , ,

Açıklama

                        

                             MEZOPOTAMYA TURU

1. GÜN KALKIŞ VE GÜZERGAH
Bursa -Eskişehir – Ankara -Adana -Antakya
Belirlenmiş durakta ve saatte siz değerli misafirlerimiz ile buluşup, araç içi ikramlarımız ve program hakkında bilgilendirlmelerimizden sonra,  Eskişehir, Ankara, Aksaray,Adana Güzergahından arada verilen ihtiyaç molalarından sonra bölgeye varıyoruz
2. GÜN
Antakya – Asi Nehri – Uzun Çarşı – Harbiye – Mozaik Müzesi -St. Pıerre Kilisesi
Günün il saatlerinde, doğunun kraliçesi olarak adlandırılan Antakya’ya ulaşıyoruz. 3 ilahi dinin birleştiği bir kent mozaiği olan Antakya’yı sizlerle tanımaya başlıyoruz. İlk durağımız şelaleleriyle ünlü Harbiye. Hemen her dönemde görkemli villalarıyla adından söz ettiren Harbiye’de öğle yemeği (ekstra) ,gezi ve ipek alışverişimizin ardından eski Antakya merkezine gidiyoruz. Farklı din ve mezheplere ait ibadethanelerin yan yana yaşadığı bu güzel şehirdeki ilk durağımız kentin yamacına kurulduğu dağa da adını veren ve bugünkü sınırlarımız içinde inşa edilen ilk cami olarak Habib Neccar Cami oluyor. 7. yüzyılda buradaki bir tapınağın kalıntıları üzerine yapılan cami depremler nedeniyle farklı yıllarda onarılmış ve eklemeler yapılmıştır. Hristiyan ve İslam kaynaklarına göre Habib Neccar’ın hikayesini rehberimizden dinledikten sonra Antakya’da yaşayan Arapların Suk-ul Tavil dedikleri Uzun Çarşı’da vereceğimiz serbest zamanda dileyen misafirlerimiz alışveriş yapabilir veya çay bardağında ve köpüksüz yapılan süvari kahvesinin tadına bakabilirler. Buradaki gezimizin ardından otobüsümüzle Hac Dağı’nın eteklerindeki Aziz Pierre Kilisesi’ne gidiyoruz. Hristiyanlık inancının ilk yayıldığı dönemde Aziz Petrus’un ilk kez vaaz verdiği ve cemaatin ilk kez Hristiyan isminin kullandığı bu mağara kilise Hristiyanlık tarihindeki önemi nedeniyle 1963 yılında Papa tarafından Kudüs’ten sonra Hristiyanlar için ikinci hac merkezi olarak ilan edilmiştir. Kiliseyi rehberimizin anlatımları eşliğinde gezdikten sonra Mozaik koleksiyonu bakımından oldukça zengin olan Antakya Mozaik Müzesine gidiyoruz. Çoğunluğunu Daphne kentindeki villaların tabanlarındaki mozaiklerin oluşturduğu müzede mozaiklerin yanı sıra Amik Ovası’ndaki höyüklerden elde edilen eserleri rehberimizden aldığımız bilgiler eşliğinde gördükten sonra aşam yemeği ve konaklama için otelimize geçiyoruz.  ZEYN OTEL, v.b
3.GÜN
Gaziantep (Ayıntap) Kalesi -Sedefciler Çarşısı-Almacı Pazarı – Bakırcılar Çarşısı – Zincirli Bedesten – Tütün Hanı-Kasteller-Tahmis Kahvesi-
Sabah otelimizde alacağımız açık büfe kahvaltının ardından Fırat nehri üzerinde kuzeyden güneye 4. baraj olan Birecik Barajı ile bir kısmı sular altında kalan Halfeti’ye doğru yola çıkıyoruz. Bizi bekleyen özel teknemizle Birecik baraj gölü üzerinde birbirinden güzel manzaraların eşliğinde yaklaşık bir saat sürecek tekne turumuza başlıyoruz . Tekne turumuz esnasında ilk dikkatimizi çeken Fırat nehri ile Merziman Çayı’nın birleştiği noktada kurulan heybetli Rumkale oluyor. Kalenin ardından bir zamanlar yaşam alanı olarak kullanılmış mağara evleri ve önemli bir kısmı sular altında kalmış olan Savaşan köyünü, sular altında kalan caminin suların üzerinde kalan tek kısmı olan minaresini görüp fotoğrafladıktan sonra tekrar otobüsümüzle buluşup  Helenistik dönemde “Toroslardaki Antakya” anlamına gelen ‘Antiochia Ad Taurum’ adı verilen, Arap kaynaklarda Ayıntap olarak geçen, güneydoğu anadolu bölgesinin sosyo-ekonomik açıdan en gelişmiş ili Gaziantep’e ulaşıyoruz. Şehirdeki ilk durağımız Büyük İskender tarafından geçit yeri anlamında isimlendirilen ZEUGMA’dan çıkartılan mozaiklerin sergilendiği Mozaik müzesi oluyor. Dünyaca ünlü ‘Çingene Kızı’ mozaiğinin yanı sıra konusunu Yunan mitolojisinden alan mozaikleri rehberimizin anlatımları eşliğinde gördükten sonra şehir merkezine gidiyoruz. Şehir merkezinde yürüyerek yapacağımız gezimizde öncelikle Bey Mahallesi’ne gidiyoruz. Dar sokakları ve birbirinden güzel sivil mimari yapılarından oluşan yerleşimde 1933 yılında Mustafa Kemal Atatürk’ün Gaziantep’i ziyareti anısına geleneksel bir Antep evinde ziyarete açılan Atatürk Anı Müzesini geziyoruz. Ardından kültür yolu olarak düzenlenen rotada yapacağımız yürüyüşümüzde yapılış tarihi tam olarak bilinmeyen Gaziantep Kalesi,Osmanlı İmparatorluğu döneminden günümüze ulaşan Hanları gördükten sonra Tahmis kahvesine ulaşıyoruz.İlk kez 1638 yılında yapılan, 1901 yılındaki yangından sonra yenilenerek günümüze gelen Tahmis Kahvesi’nde vereceğim mola ardından artık çarşılarda satılan birbirinden güzel Yemeniler, meşhur Elmacı pazarından yöreye özgü baharatlardan ve yörede Bandırma olarak bilinen cevizli sucuklardan, Bakırcılar çarşısında satılan birbirinden güzel bakır eserlerden almak için vereceğimiz serbest zaman ardından Gaziantep’te bulunan otelimize ulaşıyoruz. Akşam yemeği ve konaklama otelimizde.
AYINTAP OTEL v.b
4.GÜN
Şanlı urfa -Göbekl Tepe – Balıklı göl -HZ İbrahim  makamı Rızvaniye Camii – Gümrükhan- Ayn-el Zeliha Gölü – Tarihin ilk Üniversitesi Harran Üniversitesi – Harran evleri
Sabah otelimizde alacağımız açık büfe kahvaltının ardından,Helenistik dönemin meşhur Edessa kenti olan ve Hristiyan resim sanatı üzerinde büyük etkisi olan kutsal mendil olayında önemli rolü olan Abgar Krallığı’nın başkenti olan Şanlıurfa’da ilk durağımız Şanlıurfa arkeoloji müzesi oluyor. Kentin Paleolitik dönemden İslam dönemine kadar olan tarihini görebileceğimiz müzede günümüzden 12 bin yıl öncesine tarihlenen ve Balıklıgöl Adamı olarak bilinen heykelden Harran’daki Sin tapınağına ait kitabeye kadar şehrin tarihini gözler önüne seren eserleri gördükten sonra Balıklıgöl kompleksini tanımaya başlıyoruz.Halil-ür Rahman ve Rızvaniye Camileri, Balıklı Göl, Ayn-el Zeliha Gölü, Hz. İbrahim Makamı göreceğimiz ve ziyaret edeceğimiz yerler arasında.Ardından Gümrük handa vereceğimiz serbest zamanlarda yöresel alışverişlerimizi gerçekleştirdikten sonra ipek yolu üzerindeki Mezopotamya kültüründe ay tanrıçası Sin inanışının bulunduğu ve kesişen yollar anlamına da gelen Harran ilçemize ulaşıyoruz.Burada Harran Şehrinin ortasında 22 metre yükseklikte var olan Harran höyüğü, Emevi halifesi Mervan tarafından yaptırılan kubbesi ahşap olma özelliğini taşıyan Camii el Firdevs(Cennet camii ), avlusunda yer alan Anadolu’da kurulan İlk İslam Medresesi ( Harran Üniversitesi ),İç Kale, Tarihi Surlar ve Konik kubbeli evleri ziyaret ediyoruz. Harran’dan ayrılarak dünyanın ilk tapınağı olan günümüzden 12 bin yıl önce inşa edilmiş Göbekli tepe’ye gidiyoruz.Stilize edilmiş insan tasvirlerinin bulunduğu T biçimindeki sütunları,hayvan tasvirlerinin kayaların üstüne işlendiği alanları incelerken belkide şimdiye kadar bildiğimiz tüm tarihi gözden geçirmemiz gerekecek. Göbekli tepe ören yerini tanıdıktan sonra otelimize ulaşıyoruz. Oda yerleşimi ve akşam yemeği sonrası Urfa kültürünün bir parçası olan Sıra Gecesi eğlencesine katılıyoruz.
Bu farklı eğlencemizden dinlenmek üzere otelimize geçiyoruz.
Konaklama: Asil Hotel v.b
Sıra Gecesi:Otantik Sıra Gecesi Mekanında.10 kişilik müzisyen ekip ile çiğ köfte,ayran,şıllık tatlısı,meyve (Ekstra 85 tl )
4.GÜN
Mardin- Eski Mardin- Tarihi Ptt Binası- Ulucamii- Midyat – Mor Gabriel (Deyr-Ul Umur) Ya Da Mor Hananyo (Deyr-Ul Zafaran) Manastırı – Konuk Evi – Telkâri Ve Gümüş Atölyesi
Sabah otelimizde alacağımız açık büfe kahvaltının ardından ilk durağımız ‘Safran Manastırı’ şeklinde Türkçeye çevirebileceğimiz ve 1166 – 1932 yılları arasında Süryani Ortodoks Patrikliği merkezi olan Deyrulzafaran oluyor. Midyat Harabale köyünden rahip Mor Şleymun’un M.S. 400’lü yılların başında burada bulunan kaleyi manastıra çevirip bazı azizlerin kemiklerini buraya getirmesiyle kurulan manastırda Meryem Ana Kilisesi, tarihi kesin olarak bilinmeyen bir Güneş Tapınağını manastır rehberi eşliğinde tanımamızın ardından Mardin merkeze hareket ediyoruz. Buradaki ilk durağımız 1895 yılında Antakya Patriği Behnam Bani tarafından Katolik Süryani Patrikhanesi olarak yaptırılan binada bulunan Mardin Müzesi oluyor. Başta Girnevaz höyüğü olmak üzere kent çevresinde yapılan arkeolojik kazılarda bulunan Tunç Çağı’ndan Osmanlı dönemine kadar çok geniş bir zaman dilimine ait olan çeşitli eserlerin sergilendiği müzenin Etnografya salonunda ise özellikle Midyat’ta köklü bir geçmişe sahip olan gümüş işçiliği örnekleri dikkat çekmektedir. Müzenin ardından Mardin’in dar sokaklarında yapacağımız yürüyüşümüzde Mor Behnam Kilisesi’ne gidiyoruz. Kırklar kilisesi olarak da bilinen bu kiliseyi görüp Hristiyanlıkta önemli yeri olan Kırk şehitlerin hikayesini dinledikten sonra kent dokusunun önemli bir unsuru olan Abbara örneklerini, Artuklu mimarisinin en önemli eseri olan Mardin Ulucamisini gördükten sonra Mardin’in ‘Mimar Sinan’ı olarak bilinen Mimarbaşı Lole Serkis Gizo tarafından yapılan PTT binasını ve minaresi yine Lole tarafından yapılmış olan Şehidiye camisini gördükten sonra yörenin meşhur kahvelerini ve badem şekerlerini ve Süryani şarap alışverişimizi yapıyoruz ve aracımızla buluşup Kasımiye Medresesi’ne gidiyoruz. İki katlı ve Açık Avlulu Medrese tipinin en güzel örneklerinden olan Kasımiye medresesini gezip özellikle de ana eyvanda bulunan çeşmeden, avlusunda bulunan havuza akan suyun hikayesini rehberimizden dinledikten sonra, Akşam yemeği ve Konaklama için otelimize geçiyoruz.
Yaygrand otel v.b
5. GÜN
Hasankeyf – Midyat – Mor Gabriel (Deyr-Ul Umur) Ya Da Mor Hananyo (Deyr-Ul Zafaran) Manastırı – Konuk Evi – Telkâri Ve Gümüş AtölyesAtatürk Barajı – Diyarbakır – Diyarbakır Surları – Urfa Kapı – Mardin Kapı – Keçi Burcu – On Gözlü Köprü – Ulu Camii – Cahit Sıtkı Tarancı Evi
Sabah açık büfe kahvaltımızın ardından baraj gölü altında kalacak olan Raman dağlarının güneyinde Dicle nehrinin iki tarafına kurulu olan Hasankeyf’e gidiyoruz. Yol üzerinde baraj inşası sebebiyle yeni kurulan yerleşime taşınmış olan Artuklu hükümdarı Uzun Hasan’ın oğlu Zeynel Bey’in türbesini görerek Hasankeyf’e ulaşıyoruz. Hasankeyf’te ziyarete kapalı olan kalenin kuzey ucunda yer alan ve Seyir köşkü olarak yapılan Küçük Saray yapısını (aşağıdan görülecektir), ilk ne zaman yapıldığı bilinmeyen ve günümüzdeki haliyle Roma dönemine ait olan köprünün temelleri üzerine Artuklular tarafından tekrar inşa edilen köprüyü ve El Rızk camine ait olan ve yakında tıpkı Zeynel Bey türbesi gibi yeni yerleşime taşınması planlanan minaresini gördükten sonra6. Büyük barajı olan ve Türkiye’nin en büyük barajı Atatürk barajına ulaşıyoruz. Seyir terasında yapılan anlatımlar ardından Diyarbakır’a gitmek üzere yola çıkıyoruz. Diyarbakır’da ilk durağımız Surlar olacak. Urfa Kapıyı, Mardin Kapıyı ve Keçi Burcunu görüp otobüsümüzle On Gözlü Köprüye geliyoruz. Burada ki ziyaretimizin ardından, Diyarbakır Kültür evinde misafirlerimize çay keyfi eşliğinde bölgenin kültürünü paylaşıyoruz. Bu keyifli zamanımızın ardından  İslamiyet’in beş Harem-i Şerifinden birisi olarak kabul edilen Mor Thoma Kilisesinin çevrilmesiyle yapılmış Ulu Cami’ye gideceğiz. Ulu Camii gezisi sonrası Hasanpaşa Hanı ve Yaş 35 ve Haydi Abbas- şiirlerinin yazarı Cahit Sıtkı Tarancı’nın Doğduğu Eve gideceğiz ve Dört Mevsim Odalarını görüp verilen serbest zaman sonrasında akşam yemeği ve konaklama için otelimize geçiyoruz.
Park Vadi hotel v.b

6.GÜN

Adıyaman – Arsemia – Cendere Köprüsü – Karakuş Tümülüsü – Nemrut Dağı
Sabah Otelimizde alacağımız kahvaltı sonrasında bir sonra ki gezi noktamız olan Adıyamana doğru yola çıkıyoruz. Daha sonrasında Kâhta da bizleri bekleyen transfer aracımıza geçip ilk durağımız olan Karakuş Tümülüsüne geliyoruz. Muhteşem bir manzara içerisinde rehberimizin yapacağı anlatımlar ardından Roma İmparatorluğunun efsanevi IX. Lejyonunun inşa ettiği Cendere Köprüsüne ulaşıyoruz. Burada yapılan anlatımlar ve çekilen fotoğrafların ardından, Kommagene Krallarının yazlık başkenti olan Arsemia’yı görerek deniz seviyesinden 2100 m yükseklikte bulunan Nemrut dağının zirvesine ulaşıyoruz. Kommagene kralı Antiokhos adına yapılan Tümülüsü ve Doğu-Batı Teraslarını, burada bulunan devasa heykelleri görüyoruz. Yapılan anlatımlar ardından Gün Batımını (Bölgenin yoğunluğuna bağlı olarak tur programında herhangi bir değişiklik olmadan GÜN DOĞUMUNA da çıkılabilir) Ardından tekrar minibüslerimize binerek Adıyaman’da bulunan otelimize ulaşıyoruz. Konaklama ve akşam yemeğimiz otelimizde.
OTEL ANTIOCHOS v.b
7.GÜN
 Kahramanmaraş-Yaşar pastahanesi – kapalı çarşı 
Sabah otelimizde alacağımız kahvaltımızın ardından, “Madalyalı Şehir” Kahramanmaraş’a ulaşıyoruz. Mado Dondurmaları olarak bilinen işletmenin doğuş noktası olan Yaşar Pastanesinde dondurma molası ve Kahramanmaraş çarşılarında serbest zaman veriyoruz Kahramanmaraş’tan ayrılarak Dönüş yolculuğuna başlıyoruz. (Dönüşte gece yolculuğu yapılacak olup konaklama yoktur )
Sabah saatlerinde Bursaya varıp sizleri aldığımız duraklara bırakıyor, ayrıcalıklı farklı bir Mamma Tour organizasyonunda buluşmak üzere vedalaşıyoruz.

Değerlendirmeler

Henüz değerlendirme yapılmadı.

“GAP TURU 6 GECE KONAKLAMALI” için yorum yapan ilk kişi siz olun

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir